Hormon Düzeylerinin Doğal Olarak Dengelenmesi Mümkün, Okuyun!

Hormonlarınızı Dengelemek için 21 Hayati ve Önemli Faktör

Hormonların dengelenmesinin öneminin daha iyi anlaşılabilmesi için, öncelikle hormonun ne ifade ettiğinin bilinmesi gerekir. Hormonlar, vücutta endokrin bezlerde (iç salgı bezi) oluşturulan genellikle protein ve steroid (yağ türü) yapıda olan özel kimyasal habercilerdir. Vücudumuzun sağlıklı olabilmesi için, kanda bulunması gereken değerden ne düşük ne de fazla miktarda olmalıdır. Az veya fazla salgılanması homeostazi adı verilen iç dengenin bozulması anlamına gelir. Bozulan iç denge ise sağlıksız ve hasta bir yaşam sürmemize yol açar.

Hormonların ne gibi görevleri vardır?

Endokrin bezler, ürettiği hormonları kana verir ve bu hormonlar kan yoluyla seyahat vücudumuzun büyük sistemlerinin çoğunu kontrol eder. Hormonlar, hücreler ile organlar arasındaki mesajları da karşılıklı taşıyarak vücudumuzun kimyasında da kritik bir rol oynamaktadır. Yanı sıra açlık gibi basit temel ihtiyaçlardan çoğalma gibi kompleks sistemlere, hatta duygulara ve psikolojiye kadar en büyük bedensel işlevleri kontrol etmektedir.

Endokrin sistemin başlıca görevleri arasında kalp atış hızının ayarlanması, metabolizmamız için gereken enerji, iştah, ruh hali, cinsel fonksiyon ve üreme, büyüme ve gelişme, uyku döngüsü vb. daha niceleri sayılabilir.

Vücudumuzda en önemli hormon üreten bezler nelerdir?

Vücudumuzda yaklaşık olarak 200 hormon vardır. Böyle büyük bir sayıdaki hormon miktarı düşünüldüğünde, vücudun sağlıklı işleyişi için bu hormonların kanda belirli aralıkta ya da dengede olması gerektiğini daha iyi anlayabiliriz.

Başlıca hormon üreten bezler ve görevleri aşağıdaki gibidir:

Hipotalamus. Vücut ısısı, açlık, ruhsal durumlar ve diğer bezlerden hormon salınmasından sorumludur. Aynı zamanda susuzluk, uyku ve cinsel dürtüyü de kontrol eder.

Paratiroid bezi. Bu bez, vücuttaki kalsiyum miktarının ayarlanmasında etkilidir.

Timüs bezi. Bağışıklık sistemi ve T hücreleri üretiminden bu bez sorumludur.

Pankreas. Bu bez, kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olan insülini üretir.

Tiroid. Tiroid, kalori yakma (metabolizma) ve kalp atış hızı ile ilişkili hormonlar üretir.

Adrenal bez. Stres hormonu olan kortizol ve cinsel hormonları üretir.

Hipofiz. Adeta vücudumuzun “ana kontrol merkez bezi” dir. Hipofiz bezi diğer bezleri kontrol eder ve büyümeyi tetikleyen hormonları üretiminden sorumludur.

Talamus. Bu bez, uykuyu etkileyen melatoninin serotonin türevlerini üretir.

Yumurtalıklar. Östrojen ve progesteron salgılar. Kadınların menstrüasyon, gebelik ve menopoz gibi durumlarını etkiler.

Testisler. Erkek cinsiyet hormonu olan testosteron üretir ve sperm üretimini kontrol eder.

Yaş ilerledikçe hormon seviyesi azalsa da, hormon dengesizlikleri, kişinin yaşına bakılmaksızın yaşamın herhangi bir zamanında ortaya çıkabilir ve devam ederse tıbbi tedaviyi gerektiren ciddi sağlık sorunlarına neden olur.

Hormonsal değişiklikler nasıl belirti verir?

Hormonsal değişiklikler, doğrudan hormonun etkilediği sistemde sorunlara ek olarak diğer yan etkilere de yol açar. Vücudunuzdaki her sorun ve buna bağlı belirtiler her zaman hormonların bozulduğu anlamına gelmez. Ancak belirtiler devam ederse kesin tanı, teşhis ve tedavi için en yakın bir hastaneye başvurmanız önemlidir.

Bazı hormon dengesizlik belirtileri ve belirtileri şunlardır:

  • Kısırlık ve düzensiz adet dönemi
  • Kilo alma veya kilo kaybı
  • Depresyon ve kaygı
  • Yorgun hissetme
  • Uykusuzluk
  • Düşük libido (cinsel istek azalması)
  • İştah değişiklikleri
  • Sindirim sorunları
  • Saç dökülmesi ve incelmesi
  • Akne ve sivilce oluşumu
  • Düşünme karışıklığı (konsantrasyon ve hatırlama güçlüğü)
  • Baş ağrısı ve migren (Progesteron dengesizliği)
  • Sıcak basması ve Gece Terlemeleri
  • Vajinal Kuruluk
  • Memede değişiklikleri (hassasiyet, yumru, fibroid tümörler ve kistler)
  • Enfeksiyonların olasılığının artması

En yaygın hormonal dengesizliklerin bazılarıyla ilişkili özel sorunlar şunlardır:

Fazla östrojen. Uyku düzeninde değişiklikler, kilo ve iştahta değişiklikler, stres, metabolizma yavaşlaması

Polikistik Over Sendromu. İnfertilite, kilo alma, şeker hastalığı, akne

Düşük östrojen. Düşük cinsel dürtü, üreme problemleri, menstrüel düzensizlik, ruh halinde değişiklikler

Hipotiroidizm. Metabolizmanın yavaşlaması, kilo alımı, yorgunluk, kaygı, sinirlilik, sindirim sorunları, düzensiz adet dönemi

Düşük testosteron. Erektil disfonksiyon, kas kaybı, kilo alma, yorgunluk, ruhsal problemler

Hipertiroidi ve Grave hastalığı. Kaygı, saç incelmesi, kilo verme, huzursuz barsak sendromu, uyku sorunları, aritmi (düzensiz kalp atışları)

Diyabet. Kilo alma, sinir hasarı (nöropati), görme sorunları, halsizlik, ağız kuruluğu, cilt problemleri

Kimler hormonsal dengesizlik riski taşır?

Hormonsal dengesizlikler çok yönlü bozukluklardır, yani diyet, tıbbi öykü, genetik, stres seviyeleri ve çevrenizdeki toksinlere maruz kalma gibi birçok faktör ya da bunların kombinasyonundan kaynaklanabilir.

Bazı hormonsal dengesizlikleri tetikleyen başlıca unsurlar şunlardır:

  • Gıda alerjileri ve bağırsak sorunları
  • Fazla kilolu veya obez olmak
  • Zayıf ve dengesiz beslenme
  • Genetik duyarlılık
  • Toksisite (böcek ilacı, toksin, virüs, sigara, aşırı alkol ve zararlı kimyasallara maruz kalma)

Belirtileri hafifletmek ve hatta hormonal dengenizi düzeltmek için evde uygulayabileceğiniz doğal yolları ve şifalı bitkileri kullanabilirsiniz.

Hormonal dengeyi sağlamak için 21 etkili yol

1- Omega-3 Yağ Asitleri

Omega-3 yağ asitleri antioksidan ve anti inflamatuar özelliği sayesinde hormonların dengelenmesi için vücudunuz için oldukça faydalıdır.

Bayanlarda özellikle adet sancısına ve menopoz belirtilerini azaltmaya yardımcı olur. Omega-3 yağ asiti içeren gıdalar arasında yağlı balıklar, keten tohumu, chia tohumu, ceviz, soya fasulyesi, tofu, kış kabağı ve zeytinyağı sayılabilir. Hormonal dengesizliğinizi doğal olarak tedavi etmek için bu gıdalardan bol bol tüketmeniz gerekir. Ayrıca doktorunuza danışarak omega-3 takviyelerini de alabilirsiniz.

2- Kafein ve Alkol Alımını Sınırlayın

Gebelik ve stres gibi durumlarda, aşırı miktarda kafein alımı endokrin sistemini tahrip eder. Çok fazla kafein, aynı zamanda az uyku anlamına gelir. Kafein kalp atış hızını arttırır, uyanıklığı artırır ve beynin hormonları kullanma biçimini değiştirir. Çok fazla alkol ise östrojen baskınlığını artırır, pankreasın fonksiyonunu engeller ve testosteron seviyelerini düşürür.

Mümkünse kahveyi kesin ve onun yerine yararlı bitki çayları tüketiniz. Kahveyi kesemiyorsanız, her kahve bardağınıza 1 çorba kaşığı hindistancevizi yağını ekleyerek karıştırınız. Kahve tüketiminde seçiminiz latteden yana olsun.

3- Maca Kökü

Peru’da yetişen ve kimyasal madde içermeyen maca kökünün vitamin, mineral ve amino asit değerlerini saymakla bitiremeyiz. Bu besinler doğal olarak vücudun endokrin sistemini iyileştirir ve hormonal sistemin düzenlenmesini destekler.

Demir, magnezyum, B1 ve B12 vitamini, potasyum ve kalsiyum, iyot, fosfor, çinko, esansiyel yağ asitleri, protein, lif gibi enerji kaynaklarını içerdiğinden dolayı hormonların dengelenmesini sağlar. Ayrıca normal hormon üretimini de hızlandıran endokrin adaptojenidir. Hipotiroidi tersine çevirir, yumurtalıkların düzenli çalışmasını sağlar ve libido (cinsel istek düşüklüğü) için faydalıdır.

Menopoz döneminde östrojen seviyelerinin düşmesi gece terlemesi ve uykusuzluğa, yorgunluğa, depresyon ve anksiyeteye yol açabilir. Maca kökü, menopoz semptomlarını gidermeye yardımcı olan fito-östrojenik bir bitkidir.

Bir bardak suya yarım çay kaşığı maca kökünü karıştırınız. Ayrıca damak tadınız için meyve suyu, bitki çayı veya yoğurt gibi farklı yollardan da tüketebilirsiniz.

Bu karışımı günlük olarak tüketiniz. Birkaç hafta içinde maca kökünü 1-2 çay kaşığı miktarı kadar yavaş yavaş artırınız. Maca kökünü kullanmaya birkaç ay devam ediniz.

4- Zararlı Kimyasallardan Kaçının

Zirai ilaç, plastik, ev temizleyicileri ve hatta çarşaflarda bulunan zararlı kimyasallar, hormonları taklit ederek vücudun gerçek hormon üretmesini engeller. Aynı şekilde doğum kontrol ilaçları da hormonal dengeyi bozar.

Hormon dengesizliği olan veya çocuk düşünen kişilerin de birçok kimyasaldan kaçınması gerekir. mutfağınızda plastik yerine cam tabaklar kullanınız. Teflon tencereden ziyade çelik tencerede yemeklerinizi pişiriniz.

5- Hayıt Tohumu

Hayıt bitkisi, adet dönemi ve öncesindeki belirtileri azaltır. Ayrıca yumurtaların düzenli çalışmasını sağlar. Doğal anti-androjendir, testosteron seviyelerini düşürür ve prostat kanserine karşı vücudunuzu korur.

Hayıt bitkisini aktarlarda bulabilirsiniz. Eğer bitkiyi bulamazsanız günlük 400-500 mg toz kapsülünü de kullanabilirsiniz. En doğru dozajı kullanmak için doktorunuza danışınız.

Not: Hayıt bitkisi bazı kadınlarda adet kanamasını artırabilir. Hamilelik sırasında veya dopamine bağlı hormon ilaçları alırken bu bitkiyi kullanmayınız.

6- Düzenli uyku

Her gece 7-8 saat uyumuyorsanız kendinize iyilik yaptığınızdan söz edemeyiz. Geceleyin hormonlarınız doğal olarak dengelenir. Örnek olarak bir “stres hormonu” olan kortizol gece yarısı dengelenir. Bu nedenle, geç yatan insanlar gündüzleri daha stresli olurlar.

Uyku, stres hormonlarını dengeli tutmaya yardımcı olur, enerji oluşturur ve vücudun düzgün şekilde iyileşmesine imkân tanır. Aşırı stres ve uyku eksikliği, sabah kortizol düzeylerinin yükselmesine, bağışıklığın azalmasına, iş performansındaki sorunlara, anksiyeteye, kilo alımına ve depresyona karşı duyarlılığın artmasına yol açar. Hormon fonksiyonunu en üst düzeye çıkarmak için ideal olarak saat 10’a kadar yatmaya çalışın.

7- D vitamini

D vitamini, hormon üreten hipofiz bezinizi etkiler. Düşük östrojen seviyesine bağlı olan belirtileri hafifletir. Ayrıca kilo ve iştahınızı da etkiler. Bu vitaminin eksikliği, paratiroid hormonunun anormal bir şekilde salgılanmasına neden olur. D vitamini, vücutta neredeyse bir hormon görevi görür ve iltihabı azaltır. Günlük olarak birkaç dakika güneş ışınlarını vücudunuzun almasını sağlayınız. Ayrıca somon, kılıç balığı, ton balığı, sardalye, karaciğer, kırmızı et, yumurta ve süt gibi D vitamini bakımından zengin yiyecekleri de tüketmelisiniz.

Diğer yandan bu gıdalardan yararlanamıyorsanız D vitamini takviyesi almak için doktorunuza danışınız. Ayrıca diyetinize lahana, brokoli ve brüksel lahanası gibi lif ve zeytinyağı açısından zengin gıdalar ekleyiniz.

8- Adaçayı

Adaçayı, doğal fitoöstrojenleri içerdiğinden dolayı östrojen seviyelerini dengelemeye yardımcı olur. Adet döngüsünü düzenler, PMS (menopoz öncesi sendrom) belirtilerini hafifletir, rahim ve yumurtalık kanseri riskini azaltır. Aynı zamanda depresyon ve kaygı gibi duygusal dengesizlikler için doğal bir bitkidir.

Hormon seviyelerini dengelemek ve stresi atmak için 3-5 tane adaçayı yaprağını 5 dakika demleyip içiniz.

9- Lavanta yağı

Lavanta yağı kaygı, depresyon, hüzün ve stres gibi duygusal dengesizliği düzenler. Sırtınıza, boynunuza ya da bileklerinize 5 damla lavanta yağını damlatıp dairesel hareketlerle masaj yapınız. Ayrıca duş alacağınız suya 5 damla damlatın ve banyonuzu o suyla yapınız.

10- Egzersiz

Fiziksel aktiviteye katılmak, hormonlarınızı dengelemek için mükemmel bir yöntemdir. Ayrıca egzersiz, kortizol düzeylerini düşürür. Ruhsal değişimlere neden olan hormonal dengesizliklerin üstesinden gelmek için günlük bazda egzersiz yapmayı ihmal etmeyiniz. Ayrıca egzersiz fazla kilolarınızı vermenin yanı sıra egzersiz yapmak, mutluluk hormonlarının da artmasına yardımcı olur.

40 dakikadan fazla egzersiz yapmanız kortizol seviyenizi artıracaktır.

Yüzme, yürüyüş, koşu ve günlük 20-30 dakika egzersiz yapınız. Günlük yapamıyorsanız haftada en az birkaç kez egzersiz yapınız. Ayrıca, hormonları harekete geçirmek ve stresi azaltmak için yoga egzersizlerini de deneyebilirsiniz.

11- Hindistan Cevizi Yağı

İşlenmemiş hindistancevizi yağı, hormonlar dengelenmesi için etkili bir doğal bakımdır. Hipotiroid sorunu olanlar için hindistancevizi yağı etkili bir yöntemdir. Ayrıca tiroid bezinin sağlıklı çalışmasını destekler.

Hindistan cevizi yağı aynı zamanda kan şekerini düzenler, bağışıklığı artırır, metabolizmayı hızlandırır ve kilo vermenizi sağlar. Kalp hastalığına karşı da koruyucu etkisi vardır.

Birkaç ay boyunca günlük 2-3 çorba kaşığı işlenmemiş hindistancevizi yağı içiniz.

12- Çemen otu

Çemen otu, östrojenik etkiye sahip olduğuna inanılan, diosgenin adı verilen fitoöstrojen içerir. Özellikle anne sütü artırıcı ve doğal göğüs büyütücüdür. Ayrıca şeker metabolizmasını iyileştirir ve böylece obezite olanların kan şekeri ve glikoz metabolizmasını düşürür.

1 çay kaşığı çemen tohumunu 1 bardak suda yaklaşık olarak 15 dakika kaynatınız. Bu çayı, günde 2-3 kez içiniz. Damak tadınız için biraz bal ve limon suyu da ekleyebilirsiniz.

Diğer yandan, çemen otunu doğru dozajda kullanmak için doktorunuza danışınız. Çemen otu sizde yan etkiye sebep oluyorsa, aynı şekilde rezene tüketebilirsiniz.

13- Hormon Dengesi için Fesleğen (Reyhan)

Fesleğen doğal bir adaptojen (dengeleyici) olduğu için hormonların dengelenmesinde ve zihninizi açmada etkili olan mükemmel bir bitkidir. Kortizol seviyesinin düşürülmesine ve stabilize edilmesine yardımcı olur. Yüksek düzeyde kortizol, tiroid bezini, yumurtalıkları ve pankreası olumsuz yönde etkiler.

Birkaç tane fesleğen yaprağını her gün yiyiniz. Bu uygulamayı birkaç ay boyunca devam ettiriniz.

Fesleğen çayı nasıl demlenir: Birkaç tane fesleğen yapraklarını bir bardak kaynayan suya atıp demlendiriniz. Hazırladığınız bu çayı günlük olarak 3 bardağa kadar tüketebilirsiniz.

Diğer yandan, günde 250-500 mg fesleğen takviyesini doktorunuza danışarak içebilirsiniz.

14- Karayılan otu

Karayılan otu (Cimicifuga racemosa), hormonları dengelemek ve menopoz belirtilerini azaltmak için kullanılan fitoöstrojenik bitkilerden biridir. Bu bitki vücutta östrojen gibi davranır ve ateş basmasını hafifletir. Hormon dengesizliğinde sıklıkla görülen iltihaplanmayı azaltır.

Karayılan otu adet dönemlerini düzenlemeye yardımcı olur ve menstrüel kramplara karşı uterus kaslarını rahatlatır.

15- Asya Ginsengi

Kore kırmızı ginsengi olarak da bilinen Asya ginsengi (Panax ginseng), stres hormonu üreten adrenal bezin düzenlenmesine yardımcı olur. Vücudunuzda uygun bir hormonal dengeyi korumak için adaptojen olarak görev yapar.

Araştırmalar, bu bitkinin menopoz belirtilerinin bazılarını hafifletmekte yararlı olduğunu kanıtlamıştır. Aynı zamanda sperm üretimini ve motilitesini (hareketliliği) arttırmaya da yardımcı olur.

Bu bitki adet döneminde alınmalıdır. Bu nedenle, 2-3 hafta boyunca günde 200-400 mg asya ginsengi tüketiniz. 3 hafta ara verin ve tekrar başlayınız. Bu uygulamayı 3 ay boyunca tekrarlayınız.

Not: Bu bitki bazı ilaçlarla etkileşime girerek kan şekerini düşürebilir. Kullanman önce muhakkak doktorunuza danışınız.

16- Ashwagandha

Ashwagandha, uyku, bilişsel işlevler ve cinsel uyarılmaya yardımcı olur. Sıcak basması, depresyon ve kaygı gibi durumlarda yardımcı olur. Ayrıca ashwagandha, enerjinizi arttırmanıza, stres ve yorgunluğunuzu azaltmanıza yardımcı olan popüler bir ayurvedik bitkidir. Adaptojen olarak görev yapar ve kortizolü düşürür. DHEA (dehidroepiandrosteron), testosteron ve androjen üretimini arttırır. Doktorunuza danışarak birkaç ay boyunca günde iki kez 300 mg ashwagandha alınız.

17- Rezene Yağı

Bağırsak sağlığınızla ilgili sorunlar, tiroid rahatsızlıkları gibi bağışıklık sistemi sorunlarına neden olur. Vücudunuzu rahatlatmak, sindiriminizi ve bağırsak sağlığını iyileştirmek, metabolizmanızı artırmak ve iltihaplanmayı azaltmak için rezene yağı kullanınız. Dahili olarak kullanmak için, 2 damla rezene yağını bir bardak ılık suya ekleyerek içiniz.

18- Sandalağacı Yağı

Sandalağacı esansiyel yağı, cinsel isteğinizi artırmak, stresi azaltmak, rahatlamanızı sağlamak ve zihinsel berraklığı arttırmak için gerekli olan hormonların dengelenmesine yardımcı olur. Sandal ağacını şişeden doğrudan teneffüs edin, evde kokusunun dağılmasını sağlayın veya bileklerinize ve ayak tabanlarına da 2-3 damla uygulayabilirsiniz.

19- Hormon Dengesi için Kekik Yağı

Kekik yağı, kısırlık (infertilite), Polikistik over sendromu, menopoz, kadınlarda miyom, saç dökülmesi ve uykusuzluk gibi sağlık sorunlarını tedavi etmeye ya da rahatlatmaya yardımcı olan progesteron üretimini geliştirir ve dengeler. Hormonlarınızı doğal olarak dengelemeye yardımcı olmak için, sıcak su banyosuna 2 damla kekik yağı ekleyin veya 2-3 damla kekik yağını eşit miktarda hindistancevizi yağı ile karıştırarak karnınıza masaj yapınız.

20- Çuha çiçeği yağı

Çuha çiçeği yağı, genel hormonal fonksiyonu destekleyen LA (linoik asit) ve GLA (gama linoik asit) gibi omega-6 yağ asit çeşitlerini içerir. Bu yağ ile kendinizi takviye etmeniz, adet öncesi ve Polikistik over sendromu belirtilerini hafifletmeye yardımcı olabilir.

21- Probiyotikler

Probiyotikler, hormonlarınızı dengeleyebilen bağırsak astarınızı onarmaya yardımcı olabilir. Örneğin gluten gibi sindirilmemiş gıdalar, bağırsağından kan dolaşımına sızdığında tüm vücudu etkileyen hastalıklara (özellikle troid bezinde) neden olabilir. Barsak hastalığı olan çoğu kimsede, probiyotik eksikliği vardır. Probiyotikler insülin, ghrelin ve leptin gibi anahtar hormonların üretimini ve regülasyonunu iyileştiren sağlıklı bakterilerdir.

Sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir hayata yelken açmanız temennisiyle, size şu 2 yazımızı okumanızı da tavsiye ediyoruz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

casino maxi